Silivri'de Adalete Tecavüz - Bekir Öztürk

İçeriğe git

Ana menü:

Kitaplar

SİLİVRİ'DE ADALETE TECAVÜZ - TANYERİ KİTAP - EYLÜL 2013

F Tipi Rehberi, Gizli Tanık, Polis Darbesi ve Çapulcu isimli kitaplardan tanıdığımız Ergenekon Sanığı Bekir Öztürk’ün, “Ergenekon” Davası kararlarından sonra yazdığı “SİLİVRİ’DE ADALETE TECAVÜZ” Müyesser Yıldız Sunumu ile Tanyeri Kitap’tan çıktı.

Soruşturma safhasından karara, davanın nasıl kurgulandığı konusunda son deredece önemli değerlendirmelerin bulunduğu kitapta, davanın en etkin avukatlarından Zeynep Küçük, Vural Ergül ve Tolga Akalın’ın hukuki değerlendirmelerinin yanı sıra, süreci bire bir yaşayan kişilerin insani duyguları, temyiz öngörüleri yer almaktadır.

Ergenekon Kararları konusunda bu güne kadar yazılan ilk kitap olma özelliğini taşıyan “SİLİVRİ’DE ADALETE TECAVÜZ” ün tanıtım yazısı ise şu şekilde;

“Ergenekon” Operasyonu ile cezaevine atılan antiemperyalist, Atatürkçü kişilerin, PKK katil başı ve katillerinin salıverilmesine yönelik bir sürecin rehineleri olduğu artık her kesimce anlaşılmaktadır.

Bu ülkenin Genelkurmay Başkanlığının, MİT Müsteşarlığının, Emniyet Genel Müdürlüğünün, bilirkişilerinin, Genelkurmay Başkanının, profesörlerinin, gazetecilerinin, yazarlarının, siyasetçilerinin sözlerine itibar etmeyen savcı ve hâkimler benim;

“Baskıdan yıldıysanız çıkarın o cübbeyi,
Devlete yeğ tuttunuz birkaç tane züppeyi,
Üç yılın sonunda verseniz gök kubbeyi,
Yer ve gök sizin olsun, nalınızı istemem.”


Dizeleriyle işaret ettiğim, Haham Tuncay Güney, ablasının katili, öz yeğeninin pazarlamacısı Osman Yıldırım ve Ali Yiğit’e itibar etmiş, TSK = Terör Örgütü denklemini kurmuşlardır.

PKK ile mücadele, AKP ve Fethullah Güleni eleştirme dışında, hiçbir suçu olmayan bu şerefli kişilerin tutuklanıp katillerle aynı kefeye konduğu bu düzende;

Türk Milletinden gerçekleri saklayan medya mensuplarının,

Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milletine kurulan bu tuzağa kuru ve yaş, sap ve saman edebiyatı yaparak kayıtsız kalanların,

Meslektaşlarına sahip çıkmayan kişi ve kurumların,

Yargının bir hesaplaşma aparatı olarak kullanılmasına, taşların bağlanıp, köpeklerin salıverilmesine karşı çıkmayanların,
Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, cepheye erzak taşıyan öküzler kadar faydalı olduklarını söyleyebilir miyiz?

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön